"extraordinary" in Turkish
Definition
Çok alışılmadık, özel ya da etkileyici; normalden çok daha iyi veya dikkat çekici. İnsanlar, yetenekler, olaylar veya eşyalar için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
"Olağanüstü" genellikle olumlu ve "sıradışı"dan daha güçlü bir ifadedir. Sıklıkla 'beceri', 'çaba', 'toplantı' gibi kelimelerle birlikte kullanılır. Resmî bağlamda 'extraordinary meeting' özel/dışarıdan bir toplantı anlamındadır.
Examples
She is an extraordinary teacher.
O olağanüstü bir öğretmen.
The view from the mountain was extraordinary.
Dağdan manzara **olağanüstüydü**.
He showed extraordinary courage during the fire.
Yangında **olağanüstü** bir cesaret gösterdi.
It’s not every day you meet someone with such an extraordinary memory.
Böylesine **olağanüstü** bir hafızaya sahip biriyle her gün karşılaşılmaz.
Her success looks sudden, but it came from years of extraordinary effort.
Başarısı ani görünebilir ama yıllarca süren **olağanüstü** bir çabanın sonucu.
The company called an extraordinary meeting to deal with the crisis.
Şirket krizi çözmek için bir **olağanüstü** toplantı yaptı.