"exterminate" in Turkish
Definition
Bir şeyi, özellikle haşere veya belli bir canlı grubunu tamamen yok etmek ya da ortadan kaldırmak.
Usage Notes (Turkish)
Kuvvetli ve resmî bir kelime; genelde böcek ya da zararlıları yok etmede ya da tarihî, ciddi olaylarda kullanılır. Gündelik küçük temizlikler için uygun değildir; insanlara kullanılırsa çok ağır bir anlam ifade eder.
Examples
We need to exterminate the termites in the house.
Evdeki termitleri **yok etmemiz** gerekiyor.
The company was hired to exterminate the pests in the building.
Binadaki haşereleri **yok etmek** için bir şirket tutuldu.
They used chemicals to exterminate the bugs.
Böcekleri **yok etmek** için kimyasallar kullandılar.
The goal was to exterminate every trace of the invasive species.
Amaç istilacı türün tüm izlerini **yok etmekti**.
After months of trying, they finally managed to exterminate the rats.
Aylarca uğraştıktan sonra, sonunda fareleri **yok etmeyi** başardılar.
It's not easy to exterminate mosquitoes in a swampy area.
Bataklık bir alanda sivrisinekleri **yok etmek** kolay değildir.