"expired" in Turkish
Definition
Bir şeyin belirli bir süresi geçince artık geçerli olmaması. Ayrıca edebi ve çok resmî olarak birinin öldüğünü ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Yiyeceklerde süresi geçmiş; belgeler için artık geçerli değil. Birinin 'expired' olması çok resmî ve yazılı bir dildir, günlük konuşmada yaygın değildir.
Examples
Your passport has expired — you need to renew it.
Pasaportunuzun süresi **dolmuş** — yenilemeniz gerekiyor.
Don't drink that milk — it expired last week.
O sütü içme — geçen hafta **son kullanma tarihi geçti**.
The coupon has already expired.
Kuponun süresi zaten **dolmuş**.
I got stopped at the border because my visa had expired two days earlier.
Sınırda durduruldum çünkü vizemin süresi iki gün önce **dolmuştu**.
The offer expires at midnight, so you'd better decide quickly.
Teklif gece yarısı **süresi dolacak**, bu yüzden hızlı karar vermelisin.
The patient expired shortly after midnight, surrounded by family.
Hasta, gece yarısından hemen sonra ailesinin yanında **vefat etti**.