"expedite" in Turkish
Definition
Bir süreci ya da işlemi daha hızlı tamamlamak veya hızlandırmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da iş ortamında kullanılır; günlük konuşmada 'hızlandırmak' veya 'çabuklaştırmak' daha yaygındır. Genellikle teslimat, sipariş veya başvuru gibi süreçler için kullanılır.
Examples
We need to expedite the shipping of these packages.
Bu paketlerin gönderimini **hızlandırmamız** gerekiyor.
She asked if they could expedite her visa application.
Vize başvurusunu **hızlandırıp** hızlandıramayacaklarını sordu.
The company hired more staff to expedite customer service.
Şirket, müşteri hizmetlerini **hızlandırmak** için daha fazla personel aldı.
Can you expedite the order? I need it as soon as possible.
Siparişi **hızlandırabilir** misiniz? En kısa sürede lazım.
We're doing everything we can to expedite the process.
Süreci **hızlandırmak** için elimizden geleni yapıyoruz.
If you pay an extra fee, they can expedite your request.
Ekstra ücret öderseniz, talebinizi **hızlandırabilirler**.