"exotic" in Turkish
Definition
Genellikle yabancı ülkelerden gelen, alışılmadık ve ilginç olan şeyleri tanımlar. Farklı ya da nadir görülen anlamı da taşır.
Usage Notes (Turkish)
Sıklıkla yiyecek, hayvan, bitki, seyahat ve stil için kullanılır: 'exotic fruit', 'exotic birds', 'exotic island'. İnsanlar veya kültürler için kullanıldığında olumsuz algılanabilir, bu nedenle dikkat edilmelidir.
Examples
They sell exotic fruit at the market.
Pazarda **egzotik** meyveler satıyorlar.
The zoo has an exotic bird from South America.
Hayvanat bahçesinde Güney Amerika'dan gelen bir **egzotik** kuş var.
We stayed on an exotic island during our vacation.
Tatilimizde **egzotik** bir adada kaldık.
The restaurant tries to sound fancy by putting exotic names on simple dishes.
Restoran, basit yemeklere **egzotik** isimler vererek havalı görünmeye çalışıyor.
To local people, that plant isn't exotic at all—it's just normal.
Yerel insanlar için o bitki hiç de **egzotik** değil — onlar için sıradan bir şey.
Please don't call the culture exotic just because it's unfamiliar to you.
Sadece size yabancı geldiği için o kültürü **egzotik** olarak nitelendirmeyin lütfen.