"exonerate" en Turkish
Definición
Birinin bir suçtan ya da olumsuz bir durumdan sorumlu olmadığının resmî olarak açıklanması.
Notas de Uso (Turkish)
Resmî ve hukuki ortamlarda kullanılır; sıradan özür veya affetmek için uygun değildir. 'exonerate him from blame' ifadesi gibi kullanılır.
Ejemplos
The investigation exonerated her of all charges.
Soruşturma onu tüm suçlamalardan **akladı**.
The new evidence exonerated the suspect.
Yeni deliller şüpheliyi **akladı**.
He was finally exonerated after years in prison.
Yıllarca hapiste kaldıktan sonra sonunda **aklandı**.
The team was exonerated of any wrongdoing after the investigation concluded.
Soruşturma tamamlandıktan sonra ekip herhangi bir yasa dışı hareketten **aklandı**.
DNA testing helped to exonerate innocent people wrongly convicted.
DNA testleri, haksız yere mahkum edilen masum kişileri **aklamaya** yardımcı oldu.
After hearing his side of the story, I was happy to exonerate him from blame.
Onun hikayesini dinledikten sonra, onu suçlamalardan **aklamaktan** memnun oldum.