"exile" in Turkish
Definition
Sürgün, genellikle politik nedenlerle veya ceza olarak bir kişinin kendi ülkesinden zorla gönderilmesi ve başka bir yerde yaşamak zorunda kalmasıdır. Aynı zamanda sürgüne gönderilen kişiyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
‘Sürgün’ genellikle resmi ve tarihî metinlerde kullanılır. 'Sürgünde yaşamak', 'sürgüne gitmek', 'politik sürgün' gibi ifadeler yaygındır. Sıklıkla politika ve ceza ile bağlantılıdır.
Examples
He lived in exile for many years.
O uzun yıllar **sürgünde** yaşadı.
The king sent his enemy into exile.
Kral düşmanını **sürgüne** gönderdi.
She feared exile from her homeland.
Anavatanından **sürgün** edilmekten korkuyordu.
After the revolution, thousands were forced into exile.
Devrimden sonra binlerce kişi **sürgüne** zorlandı.
Living in exile isn’t easy—you miss your culture and family.
**Sürgünde** yaşamak kolay değildir—kültürünü ve aileni özlersin.
The writer spent years in exile before returning to his country.
Yazar ülkesine dönmeden önce yıllarca **sürgünde** kaldı.