"exhilarating" in Turkish
Definition
İnsana büyük mutluluk, enerji ya da heyecan veren bir durum veya deneyimi ifade eder. Genellikle çok etkileyici ve coşkulu anlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Sıradan mutluluğu değil, olağanüstü ve heyecan veren anları tarif eder. 'An exhilarating experience' gibi ifadelerde sıkça kullanılır.
Examples
The roller coaster ride was exhilarating.
Lunapark treni sürmek gerçekten **heyecan vericiydi**.
Winning the race felt exhilarating.
Yarışı kazanmak, gerçekten **coşkulu** bir duyguydu.
The view from the mountain top was exhilarating.
Dağın zirvesinden manzara **heyecan vericiydi**.
Jumping into the cold lake was such an exhilarating experience!
Soğuk göle atlamak gerçekten **coşkulu** bir deneyimdi!
The concert last night was absolutely exhilarating—I felt so alive!
Dünkü konser tam anlamıyla **coşkuluydu**—kendimi çok canlı hissettim!
There's something exhilarating about trying something new and a little scary.
Yeni ve biraz korkutucu bir şey denemenin **heyecan verici** bir tarafı var.