"excuses" in Turkish
Definition
Bahane, bir hata, sorumluluktan kaçma veya bir şeyi yapamama nedenini açıklamak için verilen nedendir. Gerçek bir sebep olabileceği gibi, inandırıcı olmayan bir mazeret de olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla olumsuz bir anlam taşır. 'Stop making excuses' ifadesi, zayıf veya geçersiz bahaneler üretmemek gerektiğini belirtir. 'Make an excuse', 'have no excuse', 'use something as an excuse' kalıplarında sıkça kullanılır.
Examples
He always has excuses for being late.
Geç kalmak için onun her zaman **bahanesi** var.
I do not want to hear your excuses.
Senin **bahanelerini** duymak istemiyorum.
She made excuses and did not come.
O, **bahaneler** üretti ve gelmedi.
No more excuses—just tell me what happened.
Artık **bahane** yok—sadece bana ne olduğunu söyle.
He uses work as an excuse to avoid family dinners.
Aile yemeklerinden kaçmak için işi **bahane** ediyor.
Honestly, we’re all tired of the same old excuses.
Dürüst olmak gerekirse, hepimiz aynı eski **bahanelerden** bıktık.