"excellence" in Turkish
Definition
Bir kişinin, eylemin ya da sonucun olağanüstü iyi ya da üstün olması durumu. Genellikle yüksek başarı veya standartları ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, akademik veya iş ortamlarında kullanılır. Nesneler için değil, insanlar, eylemler ya da sonuçların kalitesi için geçerlidir. 'strive for excellence' ifadesi; en üst düzeyi hedeflemeyi anlatır.
Examples
She received an award for her excellence in science.
Bilimdeki **mükemmelliği** için ödül aldı.
We always aim for excellence in our work.
Çalışmalarımızda her zaman **mükemmellik** hedefleriz.
His cooking shows excellence and creativity.
Yemeklerinde **mükemmellik** ve yaratıcılık görülüyor.
Our company's reputation is built on a tradition of excellence.
Şirketimizin itibarı, **mükemmellik** geleneği üzerine kuruludur.
You can see excellence in everything she does, from art to sports.
Sanattan spora kadar yaptığı her şeyde **mükemmellik** görebilirsiniz.
True excellence means never settling for 'good enough'.
Gerçek **mükemmellik** asla 'yeterince iyi' ile yetinmemektir.