"examiner" in Turkish
Definition
Bir kişiyi sınava tabi tutan veya bir şeyi inceleyen kişi; sınav görevlisi, müfettiş ya da bilirkişi olabilir.
Usage Notes (Turkish)
'medical examiner' adli tıp uzmanı, 'driving examiner' ise sürücü sınav görevlisidir. Akademik ortamda, sınavı değerlendiren kişidir.
Examples
The examiner asked me three questions during the oral test.
Sözlü sınavda **sınav görevlisi** bana üç soru sordu.
The driving examiner told me to turn left at the intersection.
Direksiyon **sınav görevlisi** kavşakta sola dönmemi söyledi.
The medical examiner confirmed the cause of death.
Tıbbi **bilirkişi** ölüm nedenini doğruladı.
The examiner was so strict that half the class failed the certification test.
**Sınav görevlisi** o kadar katıydı ki, sınıfın yarısı sertifika sınavından kaldı.
A federal bank examiner found irregularities in their financial records.
Bir federal banka **müfettişi** finansal kayıtlarında usulsüzlükler buldu.
The thesis examiner praised her methodology but questioned some of her conclusions.
Tez **sınav görevlisi** yöntemini övdü ama bazı sonuçlarını sorguladı.