"ethnic" in Turkish
Definition
Aynı kültür, dil, tarih veya kökene sahip insan grubuyla ilgili olan.
Usage Notes (Turkish)
'ethnic group', 'ethnic food' gibi ifadelerde görülür. İnsanları tanımlarken dikkatli kullanılmalı, hassas olabilir.
Examples
There are many ethnic groups in my city.
Şehrimde birçok **etnik** grup var.
They celebrated an ethnic festival last weekend.
Geçen hafta sonu **etnik** bir festival kutladılar.
She enjoys trying different ethnic foods.
Farklı **etnik** yemekleri denemeyi sever.
His ethnic background is a mix of several cultures.
Onun **etnik** geçmişi birkaç kültürün karışımıdır.
This neighborhood is famous for its ethnic restaurants.
Bu mahalle **etnik** restoranlarıyla ünlüdür.
Debates about ethnic identity can be complicated and sensitive.
**Etnik** kimlik ile ilgili tartışmalar karmaşık ve hassas olabilir.