"eternal" Turkish में
परिभाषा
Sonsuza kadar süren, hiç bitmeyen. Genellikle dini, felsefi kavramlarda veya çok uzun süren şeyler için kullanılır.
उपयोग नोट्स (Turkish)
'Ebedi' ve 'sonsuz' daha edebi ve resmidir; 'ebedi aşk', 'sonsuz gençlik' gibi kalıplarda yaygındır. Gündelik dilde sıkıcı veya uzun süren olayları abartmak için de kullanılır: 'ebedi tartışma'.
उदाहरण
They believed in eternal life after death.
Onlar, ölümden sonra **ebedi** hayata inanıyorlardı.
The stars seemed eternal in the night sky.
Gece gökyüzündeki yıldızlar **ebedi** gibi görünüyordu.
We had the same eternal question again.
Yine aynı **ebedi** soruyla karşılaştık.
Ugh, this traffic light is eternal—I've been waiting forever.
Of, bu trafik ışığı **ebedi**—sürekli bekliyorum.
That kid asks the eternal question: 'Why?'
O çocuk **ebedi** soruyu soruyor: 'Neden?'
People online are having the eternal debate about pineapple on pizza again.
İnternette ananaslı pizza hakkında yine o **ebedi** tartışma yapılıyor.