"escalate" in Turkish
Definition
Bir sorun, çatışma veya durumun daha ciddi, yoğun veya ağır hale gelmesi ya da bunu bu şekilde yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi, haber ve iş dilinde kullanılır. 'escalate a conflict', 'costs escalate' gibi durumlarda sıkça görülür; fiziksel eylemden ziyade artan şiddet veya ciddiyeti belirtir.
Examples
If you yell, the argument may escalate.
Bağırırsan tartışma **şiddetlenebilir**.
Costs can escalate quickly in big projects.
Büyük projelerde maliyetler **hızla artabilir**.
Please tell a manager if the problem escalates.
Sorun **şiddetlenirse** lütfen bir yöneticiye bildirin.
The situation can easily escalate out of control if no one intervenes.
Kimse müdahale etmezse durum kolayca **kontrolden çıkabilir**.
I don't want this to escalate into something bigger.
Bunun daha **büyük bir şeye dönüşmesini istemiyorum**.
When tensions escalate, it's best to take a break and cool down.
Gerginlikler **arttığında** en iyisi ara verip sakinleşmektir.