"enslaved" in Turkish
Definition
Birinin zorla köle haline getirilmesi ya da tamamen başkasının kontrolü altına alınması.
Usage Notes (Turkish)
Ciddi ve resmî bir kelimedir; tarihi, insan hakları veya mecazi anlamlarda kullanılır. 'enslaved by fear' ifadesi 'korkunun esiri olmak' anlamındadır. Günlük konuşmalarda kullanılmaz.
Examples
The prisoners were enslaved and forced to work in the fields.
Mahkumlar **köleleştirildi** ve tarlalarda çalışmaya zorlandı.
He felt enslaved by his debts.
Borcunun altında **köleleştirildiğini** hissediyordu.
Many people were enslaved during the war.
Savaş sırasında birçok insan **köleleştirildi**.
She felt enslaved by her strict daily routine and wanted some change.
Sıkı günlük rutini tarafından **köleleştirildiğini** hissediyor ve değişiklik istiyordu.
Centuries ago, millions of people were enslaved and shipped across oceans.
Yüzyıllar önce milyonlarca insan **köleleştirildi** ve okyanuslar üzerinden taşındı.
He joked that he was enslaved by his love of chocolate, but he knew it wasn’t serious.
Çikolata sevgisine **köleleştirildiğini** şakayla söyledi ama aslında ciddi değildi.