"enlightenment" in Turkish
Definition
Derin anlayış, bilgelik veya farkındalık hali; ayrıca tarihte yeni fikirlerin ve bilginin ön plana çıktığı dönem anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'Aydınlanma' kelimesi manevi veya entelektüel sohbetlerde kullanılır; tarihsel olarak 'Aydınlanma Çağı' anlamında özel kullanımı vardır. Gündelik dilde nadiren geçer.
Examples
Many people seek enlightenment through meditation.
Birçok insan meditasyon yoluyla **aydınlanma** arar.
The Enlightenment was a period of great change in Europe.
**Aydınlanma** Avrupa'da büyük değişimlerin yaşandığı bir dönemdi.
He reached enlightenment after years of study.
Yıllar süren çalışmadan sonra **aydınlanma**ya ulaştı.
For her, reading philosophy books led to a kind of enlightenment.
Onun için felsefe kitapları okumak bir tür **aydınlanma**ya yol açtı.
People often associate enlightenment with inner peace and happiness.
İnsanlar çoğunlukla **aydınlanma**yı iç huzur ve mutlulukla ilişkilendirir.
After that conversation, I felt a moment of true enlightenment.
O sohbetten sonra gerçek bir **aydınlanma** anı yaşadım.