"enlarged" in Turkish
Definition
Boyutu, miktarı veya alanı orijinalinden daha büyük hale getirilmiş olan şey. Genellikle nesneler, fotoğraflar ya da vücut bölümleri için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘büyütülmüş’ genellikle teknik, tıbbi veya fotoğrafçılıkla ilgili durumlar için kullanılır. 'enlarged heart', 'enlarged photo' gibi ifadelerde görülür. İnsanlar için büyümek anlamında kullanılmaz.
Examples
The doctor showed us an enlarged image of the organ.
Doktor bize organın **büyütülmüş** görüntüsünü gösterdi.
He has an enlarged heart.
Onun **büyütülmüş** kalbi var.
This map is an enlarged version of the original.
Bu harita orijinalinin **büyütülmüş** bir versiyonudur.
My eyes look strange in this enlarged selfie!
Bu **büyütülmüş** selfiede gözlerim garip görünüyor!
After the storm, the river had an enlarged area.
Fırtınadan sonra nehrin **büyütülmüş** bir alanı vardı.
That flower looks beautiful when it's enlarged on the projector.
O çiçek projektörde **büyütülmüş** olarak çok güzel görünüyor.