"engage" in Turkish
Definition
Bir şeye katılmak, birinin dikkatini çekmek veya biriyle/ bir şeyle etkileşime geçmek anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘engage in’ bir etkinliğe katılmak, ‘engage with’ biriyle/ bir konuyla etkileşimde bulunmak, ‘engage someone's attention’ birinin dikkatini çekmek anlamında kullanılır. Özellikle iş, eğitim ve medya ortamlarında, diğer basit fiillere göre daha resmîdir.
Examples
Students engage in group activities during class.
Öğrenciler derste grup etkinliklerine **katılırlar**.
Good teachers engage their students.
İyi öğretmenler öğrencilerinin ilgisini **çekerler**.
I want to engage with local people when I travel.
Seyahat ederken yerel insanlarla **etkileşimde bulunmak** istiyorum.
The speaker really knew how to engage the audience.
Konuşmacı, izleyicinin ilgisini nasıl **çekmesi** gerektiğini gerçekten biliyordu.
If we engage with customers online, they'll trust us more.
Eğer müşterilerle çevrimiçi olarak **etkileşimde bulunursak**, bize daha çok güveneceklerdir.
She was quiet at first, but the game helped her engage with the team.
Başta sessizdi, ama oyun onun takıma **katılmasına** yardımcı oldu.