"endurance" in Turkish
Definition
Zor veya hoş olmayan bir işi uzun süre bırakmadan yapabilme yeteneği. Hem fiziksel hem zihinsel olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle spor, fitness veya zorlayıcı durumlarda kullanılır. 'endurance geliştirmek' ve 'endurance'i sınamak' gibi ifadeler yaygındır. Yalnızca fiziksel değil, zihinsel veya duygusal anlamda da kullanılır.
Examples
Running every day helps improve your endurance.
Her gün koşmak **dayanıklılığınızı** artırır.
The test was long and required a lot of endurance.
Sınav uzundu ve çok **dayanıklılık** gerektiriyordu.
It takes real endurance to finish a marathon in the heat.
Sıcak havada maraton bitirmek gerçek **dayanıklılık** gerektirir.
Climbers need great endurance to reach the top.
Dağcıların zirveye ulaşması için müthiş **dayanıklılık** gerekir.
Her mental endurance helped her get through stressful days at work.
Onun zihinsel **dayanıklılığı**, işte stresli günleri atlatmasına yardımcı oldu.
Their story is one of hope and incredible endurance.
Onların hikayesi umut ve inanılmaz **dayanıklılık** hikayesidir.