"endangering" em Turkish
Definição
Birini veya bir şeyi tehlike altında veya zarara uğrayabilecek duruma sokmak.
Notas de Uso (Turkish)
Genellikle güvenlik, çevre ya da yasalar hakkında konuşurken resmi ve yarı resmi ortamlarda kullanılır. 'endangering species', 'endangering lives' gibi ifadelerde sık geçer. 'dangerous' (sıfat) ile karıştırmayın. Genellikle ardından 'by' veya 'of' ile neden belirtilir.
Exemplos
They are endangering animals by cutting down the forest.
Ormanı keserek hayvanları **tehlikeye atıyorlar**.
Smoking in bed is endangering your life.
Yatakta sigara içmek, hayatınızı **tehlikeye atıyor**.
Pollution is endangering the world's oceans.
Kirlilik, dünya okyanuslarını **tehlikeye atıyor**.
By not wearing a seatbelt, you are endangering yourself and others.
Emniyet kemeri takmayarak kendinizi ve başkalarını **tehlikeye atıyorsunuz**.
The company is accused of endangering workers by ignoring safety rules.
Şirket, güvenlik kurallarını görmezden gelerek işçileri **tehlikeye atmakla** suçlanıyor.
Leaving your dog in a hot car is seriously endangering its health.
Sıcak bir arabada köpeğinizi bırakmak, onun sağlığını ciddi şekilde **tehlikeye atar**.