"endangered" in Turkish
Definition
Çok az sayıda kalan ve yok olma riski taşıyan, özellikle hayvan veya bitki türleri için kullanılan bir terimdir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'nesli tükenmekte olan türler'le kullanılır. Diller, kültürler veya gelenekler için de kullanılabilir. 'Critically endangered' en yüksek tehlike seviyesidir. 'To endanger' bir şeyi tehlikeye atmak anlamına gelir.
Examples
The panda is an endangered species.
Panda, **nesli tükenmekte olan** bir türdür.
The zoo has a program to protect endangered animals.
Hayvanat bahçesinde **nesli tükenmekte olan** hayvanları koruma programı var.
Pollution has endangered many species in the ocean.
Kirlilik, okyanustaki birçok türü **tehlike altına soktu**.
Hundreds of endangered languages could disappear within a generation.
Yüzlerce **tehlike altındaki** dil bir nesil içinde yok olabilir.
Deforestation has put the orangutan on the endangered list.
Ormansızlaşma, orangutanı **nesli tükenmekte olan**lar listesine soktu.
His reckless driving endangered the lives of everyone on the road.
Onun dikkatsiz sürüşü yoldaki herkesin hayatını **tehlikeye attı**.