"enables" in Turkish
Definition
Birine bir şeyi yapabilme imkânı veya gücü sağlar; bir şeyi mümkün hale getirir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, teknik veya akademik bağlamlarda kullanılır. 'enables someone to', 'enables access' gibi kalıplarda geçer. Gündelik basit işler için kullanılmaz.
Examples
The new software enables students to learn online.
Yeni yazılım, öğrencilerin çevrimiçi öğrenmesini **mümkün kılar**.
This tool enables you to save time.
Bu araç, zaman kazanmanızı **mümkün kılar**.
The internet enables people to communicate worldwide.
İnternet, insanların tüm dünyada iletişim kurmasını **mümkün kılar**.
This feature enables you to back up your files automatically.
Bu özellik, dosyalarınızı otomatik olarak yedeklemenizi **mümkün kılar**.
Good teamwork enables us to finish projects faster.
İyi ekip çalışması, projeleri daha hızlı bitirmemizi **mümkün kılar**.
Cloud storage enables access to your documents anywhere, anytime.
Bulut depolama, belgelere her yerden her zaman erişimi **mümkün kılar**.