"eminent" in Turkish
Definition
Kendi alanında saygın, tanınmış ve önemli kabul edilen kişi ya da şey.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve övgü içeren durumlarda başarı veya ünü vurgulamak için kullanılır ('eminent scientist' = seçkin bilim insanı). 'imminent' veya 'immanent' ile karıştırmayın. Genellikle meslek isminin önünde yer alır.
Examples
He is an eminent doctor in the city.
O, şehirdeki **seçkin** bir doktordur.
Many people admire eminent scientists.
Birçok insan **seçkin** bilim insanlarına hayranlık duyar.
The award was given to an eminent artist.
Ödül, **seçkin** bir sanatçıya verildi.
She became eminent in her field after years of hard work.
Yıllarca sıkı çalıştıktan sonra kendi alanında **seçkin** biri oldu.
Several eminent guests were invited to the conference.
Konferansa birkaç **seçkin** misafir davet edildi.
He’s one of the most eminent legal minds in the country.
O, ülkedeki en **seçkin** hukukçulardan biridir.