"embracing" in Turkish
Definition
Birini sevgi veya destek göstergesi olarak kucaklamak; ayrıca yeni fikirleri veya değişiklikleri heyecanla kabullenmek.
Usage Notes (Turkish)
Hem sarılmak (fiziksel) hem de yeni fikir veya değişiklikleri benimsemek (fikirsel) anlamında kullanılır. 'embracing change', 'embracing diversity' gibi kalıplarla sıkça karşılaşılır.
Examples
They were embracing each other at the airport.
Havalimanında birbirlerine **sarılıyorlardı**.
She is embracing her new job with excitement.
Yeni işini heyecanla **benimsiyor**.
The community is embracing different cultures.
Toplum farklı kültürleri **benimsiyor**.
More companies are embracing remote work these days.
Günümüzde daha fazla şirket uzaktan çalışmayı **benimsiyor**.
By embracing new technology, we can improve our lives.
Yeni teknolojiyi **benimseyerek** hayatımızı iyileştirebiliriz.
She walked into the room, embracing her little brother tightly.
Odaya girip küçük erkek kardeşini sıkıca **kucakladı**.