"elephant" in Turkish
Definition
Uzun hortumlu, büyük kulaklı ve kalın bacaklı çok büyük bir memeli hayvandır. Filler zeki ve sosyal bağları güçlü olan hayvanlardır.
Usage Notes (Turkish)
'Fil' genellikle bu hayvanı ifade eder. 'Afrika fili', 'Asya fili', 'fil yavrusu' gibi ifadelerde kullanılır. 'The elephant in the room' deyimi, herkesin görmezden geldiği apaçık bir sorunu anlatır.
Examples
The elephant is drinking water.
**Fil** su içiyor.
We saw a big elephant at the zoo.
Hayvanat bahçesinde büyük bir **fil** gördük.
A baby elephant stayed close to its mother.
Bir **fil yavrusu** annesinin yanında durdu.
That backpack is huge—you packed like you're going on safari to photograph elephants.
O sırt çantası devasa—sanki safariye çıkıp **filleri** fotoğraflayacaksın.
The documentary showed how elephants communicate with each other over long distances.
Belgeselde **fillerin** uzak mesafede birbirleriyle nasıl haberleştikleri gösterildi.
Nobody wanted to mention the budget cuts, but they were the elephant in the room.
Kimse bütçe kesintilerinden bahsetmek istemiyordu ama o, odadaki **fildi**.