"economics" in Turkish
Definition
İnsanların, işletmelerin ve hükümetlerin para ve mallar gibi kaynakları, ihtiyaç duyulan veya istenen şeyleri üretmek ve dağıtmak için nasıl kullandığını inceleyen bilim dalıdır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle sayılmaz ve akademik (bilim dalı) anlamında kullanılır; para biriktirme veya günlük finans (ekonomi/tasarruf) için kullanılmaz. Sık: 'iktisat okumak', 'iktisat bölümü'. 'Ekonomi' ile karıştırmayın.
Examples
I'm studying economics at university.
Üniversitede **iktisat** okuyorum.
Economics helps us understand prices and markets.
**İktisat** fiyatları ve piyasaları anlamamıza yardımcı olur.
Many students find economics interesting.
Birçok öğrenci **iktisat**ı ilginç buluyor.
Sarah switched her major to economics after taking an intro class.
Sarah, bir giriş dersi aldıktan sonra bölümünü **iktisat** olarak değiştirdi.
Good economics explains why some countries grow faster than others.
İyi bir **iktisat**, bazı ülkelerin diğerlerinden neden daha hızlı büyüdüğünü açıklar.
He says understanding economics is key to running a business successfully.
Başarılı bir iş yürütmenin anahtarı olarak **iktisat** bilgisini görür.