"economic" Turkish में
परिभाषा
Para, iş dünyası, ekonomi veya kaynak yönetimiyle ilgili olan. Genellikle servetin üretimi, dağıtımı veya kullanımıyla ilgilidir.
उपयोग नोट्स (Turkish)
'Economic', ekonominin genel yapısı ve sorunlarıyla ilgilidir; bireysel tasarruf anlamına gelmez ('economical' ile karıştırmayın). Sık kullanılan ifadeler: 'economic growth', 'economic crisis', 'economic policy'.
उदाहरण
The country is facing an economic problem.
Ülke bir **ekonomik** sorunla karşı karşıya.
She studies economic history at university.
O, üniversitede **ekonomik** tarih okuyor.
There was an economic crisis last year.
Geçen yıl bir **ekonomik** kriz oldu.
Improving economic conditions helps everyone in society.
**Ekonomik** koşulların iyileşmesi toplumdaki herkese fayda sağlar.
New economic policies will be announced this week.
Bu hafta yeni **ekonomik** politikalar açıklanacak.
Tourism is an important economic activity for many countries.
Turizm birçok ülke için önemli bir **ekonomik** faaliyettir.