Nhập bất kỳ từ nào!

"duty" in Turkish

görevsorumluluknöbet

Definition

Görev veya sorumluluk, işiniz, rolünüz, ahlaki sorumluluğunuz veya yasal zorunluluk nedeniyle yapmak zorunda olduğunuz şeydir. Ayrıca, resmi olarak nöbetçi olduğunuz zamanı da ifade edebilir.

Usage Notes (Turkish)

Sıkça: 'görev bilinci' (sense of duty), 'görevini yapmak' (do your duty), 'görevde/nöbette' (on duty/off duty) kullanılır. 'Duty', 'iş' veya 'görev'den daha resmi ve ciddi bir anlam taşır. 'Customs duty' ise gümrük vergisidir.

Examples

It is our duty to help others.

Başkalarına yardım etmek bizim **görevimiz**dir.

The nurse is on duty tonight.

Hemşire bu gece **nöbette**.

One of his duties is answering emails.

Onun **görevlerinden** biri e-postalara cevap vermektir.

I stayed late because I didn’t want to leave my duty to someone else.

**Görevimi** başkasına bırakmak istemediğim için geç kaldım.

He did it out of duty, not because he wanted praise.

O bunu övgü için değil, **görev** duygusuyla yaptı.

When you're off duty, try not to check work messages every five minutes.

**Nöbet** dışındayken her beş dakikada bir iş mesajlarını kontrol etmemeye çalış.