"duress" in Turkish
Definition
Birinin tehdit, baskı veya şiddet yoluyla bir şeyi yapmaya zorlanması durumudur. Genellikle hukuki alanlarda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Duress’ resmî ve hukuki bir terimdir. Sıradan baskı veya stres anlamına gelmez. ‘Under duress’ (zorla) gibi kalıplarda geçer.
Examples
He signed the contract under duress.
O, sözleşmeyi **zorlama** altında imzaladı.
The confession was obtained by duress.
İtiraf **zorlama** ile alındı.
She acted under duress to protect her family.
O, ailesini korumak için **zorlama** altında hareket etti.
Many witnesses said their statements were given under duress.
Birçok tanık, ifadelerinin **zorlama** altında verildiğini söyledi.
If you agree under duress, the deal may not be legally binding.
**Zorlama** altında kabul ederseniz, anlaşma yasal geçerliliğe sahip olmayabilir.
No one should have to make decisions while under duress.
Kimse **zorlama** altındayken karar vermemeli.