"dugout" in Turkish
Definition
Kulübe, sporda oyuncular ve antrenörlerin oturduğu yer veya yerin altına kazılarak yapılmış bir sığınaktır.
Usage Notes (Turkish)
Spor için 'kulübe'; askeri veya hayatta kalma için 'sığınak' anlamında kullanılır. Hangi anlamda kullanıldığına dikkat edin.
Examples
The players sat in the dugout during the game.
Oyuncular maç sırasında **kulübede** oturdu.
The soldiers built a dugout for safety.
Askerler güvenlik için bir **sığınak** inşa etti.
The coach walked out of the dugout to talk to the team.
Antrenör, takımla konuşmak için **kulübeden** çıktı.
It’s raining, so everyone’s taking shelter in the dugout until it stops.
Yağmur yağıyor, bu yüzden herkes durana kadar **kulübede** bekliyor.
I left my glove in the dugout after practice yesterday.
Dünkü antrenmandan sonra eldivenimi **kulübede** bırakmışım.
The old dugout by the river was a perfect place for a secret meeting.
Nehir kenarındaki eski **sığınak**, gizli bir buluşma için mükemmeldi.