"duck" in Turkish
Definition
Ördek, geniş gagalı, kısa bacaklı bir su kuşudur. 'Eğilmek' ise çarpılmamak ya da görülmemek için baş veya vücudu hızlıca aşağı indirmek demektir.
Usage Notes (Turkish)
'Ördek' hayvan için, 'eğilmek' ise genellikle hızlıca boyun veya vücudu aşağı çekmek için kullanılır. 'duck your head', 'duck under', 'duck out of the way' gibi ifadelerde sık geçer. Ayrıca 'sorumluluktan kaçmak' gibi mecaz anlamı da vardır.
Examples
The duck is swimming in the pond.
**Ördek** gölette yüzüyor.
He had to duck when the ball came at him.
Top ona geldiğinde **eğilmek** zorunda kaldı.
We saw three ducks by the river.
Nehir kenarında üç **ördek** gördük.
Duck! That branch is really low.
**Eğil!** Şu dal çok alçakta.
She tried to duck the question, but everyone noticed.
Soruyu **geçiştirmeye** çalıştı ama herkes fark etti.
I had to duck under the fence to get the ball back.
Topu almak için **çitin altından eğilerek geçmek** zorunda kaldım.