"domestic" in Turkish
Definition
Ev, aile veya ülke içinde olan şeylerle ilgilidir; yabancı veya uluslararası olmayan.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve ciddi konularda daha çok geçer: 'domestic violence'='aile içi şiddet', 'domestic flight'='iç hat uçuşu'. Günlük/eve dair işlerde genelde 'ev işi' veya 'aile' gibi kelimeler tercih edilir.
Examples
This airline only has domestic flights.
Bu havayolu sadece **iç hat** uçuşları yapıyor.
They bought a domestic cat from a shelter.
Barınaktan bir **ev içi** kedi aldılar.
The report focuses on domestic issues.
Rapor, **yerli** sorunlara odaklanıyor.
We’re trying to buy more domestic products this year.
Bu yıl daha fazla **yerli** ürün almaya çalışıyoruz.
He’s great at cooking, but domestic chores are not really his thing.
Yemek yapmada harika ama **ev içi** işleri pek sevmiyor.
The government is under pressure to deal with domestic problems first.
Hükümet, önce **yerli** sorunlarla ilgilenmesi için baskı altında.