"divulge" in Turkish
Definition
Gizli veya kişisel bilgiyi, daha önce bilinmeyen şekilde başkalarına söylemek ya da açıklamak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmî veya yarı-resmî, gizli ya da hassas bilgiler için kullanılır. Gündelik bilgi paylaşımında kullanılmaz. 'refuse to divulge', 'divulge details', 'divulge the source' gibi kalıplarla birlikte kullanılır.
Examples
She refused to divulge her password.
Şifresini **açıklamayı** reddetti.
Please do not divulge this information to anyone.
Lütfen bu bilgiyi kimseye **ifşa etmeyin**.
He accidentally divulged the secret.
Kazara sırrı **açıkladı**.
Reporters kept asking, but the company wouldn't divulge any details.
Muhabirler defalarca sordu, ama şirket hiçbir detay **açıklamadı**.
It's against the law for doctors to divulge patient information.
Doktorların hasta bilgilerini **ifşa etmesi** yasaya aykırıdır.
We can't divulge the source, but the news is true.
Kaynağı **açıklayamayız** ama haber doğru.