Digite qualquer palavra!

"distressing" em Turkish

üzücürahatsız edici

Definição

Aşırı endişe, üzüntü veya rahatsızlık hissi uyandıran; kişiyi duygusal olarak zor durumda bırakan bir durum.

Notas de Uso (Turkish)

'Distressing' genellikle haber, olay veya durumu anlatırken kullanılır; duygusal acı içerir. 'Traumatic' kadar ağır değildir ama 'upsetting'den daha güçlüdür. 'distressing news', 'distressing experience' gibi ifadelerle sıkça geçer.

Exemplos

The news was very distressing.

Bu haber çok **üzücü**ydü.

Losing his dog was distressing for him.

Köpeğini kaybetmek onun için çok **üzücü**ydü.

She found the hospital experience distressing.

Hastane deneyimi onun için oldukça **rahatsız ediciydi**.

I watched a distressing documentary about refugees last night.

Dün gece mülteciler hakkında **üzücü** bir belgesel izledim.

It's distressing to see so many people losing their jobs.

Bu kadar çok insanın işini kaybettiğini görmek **üzücü**.

Her reaction to the distressing news was completely understandable.

**Üzücü** habere verdiği tepki tamamen anlaşılabilirdi.