"disrupting" in Turkish
Definition
Bir şeyin normal şekilde işlemesini kesintiye uğratmak veya yeni bir durumda aksamasına neden olmak. Süreçte ya da sistemde problem veya değişim yaratır.
Usage Notes (Turkish)
İş ve teknoloji dünyasında sıkça kullanılır, önemli bir kesintiye ya da yeniliğe işaret edebilir. Hem olumsuz (sorun yaratmak), hem olumlu (yenilikçi değişim) anlamına gelebilir. 'disrupting the class', 'disrupting traffic', 'disrupting the market' gibi kullanılır.
Examples
The noise was disrupting my concentration.
Gürültü dikkatimi **bozuyordu**.
The children kept disrupting the class with laughter.
Çocuklar gülerek sürekli dersi **aksatıyordu**.
The storm is disrupting travel plans across the city.
Fırtına tüm şehirdeki seyahat planlarını **aksatıyor**.
The new app is disrupting how people shop online.
Yeni uygulama, insanların çevrimiçi alışveriş yapma şeklini **değiştiriyor**.
Sorry for disrupting you earlier; I didn’t know you were busy.
Daha önce seni **rahatsız ettiğim** için özür dilerim; meşgul olduğunu bilmiyordum.
Tech companies love disrupting old industries with new ideas.
Teknoloji şirketleri eski endüstrileri yeni fikirlerle **bozmayı** sever.