"displeasure" 的Turkish翻译
释义
Bir şeye karşı memnuniyetsizlik, rahatsızlık veya hayal kırıklığı hissi.
用法说明(Turkish)
Resmî ve nazik bir kelimedir. Genelde 'memnuniyetsizliğini göstermek', 'ifade etmek' gibi ifadelerle kullanılır. 'öfke'den daha hafif bir anlam taşır.
例句
She looked at him with displeasure.
Ona ona **hoşnutsuzluk** ile baktı.
His displeasure was obvious during the meeting.
Toplantıda onun **hoşnutsuzluğu** açıktı.
She could not hide her displeasure at the bad news.
Kötü habere **hoşnutsuzluğunu** gizleyemedi.
He expressed his displeasure with the service politely, but clearly.
Hizmetle ilgili **hoşnutsuzluğunu** kibarca ama açıkça dile getirdi.
There was a sense of displeasure in the crowd after the announcement.
Duyurudan sonra kalabalıkta bir **hoşnutsuzluk** havası vardı.
If your meal wasn't good, don't hesitate to show your displeasure.
Yemeğiniz iyi değilse, **hoşnutsuzluğunuzu** göstermekten çekinmeyin.