"disperse" in Turkish
Definition
Bir şeyi geniş bir alana yaymak ya da bir araya toplanmış kişileri, cisimleri ayırmak. Genellikle kalabalıklar, duman veya ışık için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘disperse’ daha resmidir. ‘Kalabalığı dağıtmak’, ‘dumanı dağıtmak’ gibi kullanılır. Hem etken hem edilgen kullanılabilir.
Examples
The wind helped to disperse the smoke.
Rüzgar, dumanı **dağıtmaya** yardımcı oldu.
Police asked the crowd to disperse.
Polis kalabalıktan **dağılmalarını** istedi.
The seeds disperse in the wind.
Tohumlar rüzgarla **dağılır**.
After the game ended, the fans began to disperse slowly.
Maç bittikten sonra taraftarlar yavaşça **dağılmaya** başladı.
The sun came out and the clouds quickly dispersed.
Güneş açtı ve bulutlar hızla **dağıldı**.
If you throw water in the air, the drops will disperse everywhere.
Havaya su atarsan, damlalar her yere **dağılır**.