"disparage" em Turkish
Definição
Birini veya bir şeyi önemli ya da değerli görmediğini gösterecek şekilde eleştirmek.
Notas de Uso (Turkish)
Genelde resmi veya yazılı ortamlarda kullanılır. 'disparage someone's efforts', 'disparage a product' gibi ifadelerle görülür; alay etmekten ziyade değeri küçültücü, dolaylı eleştiri anlamı taşır.
Exemplos
He always disparages my ideas in meetings.
Toplantılarda o her zaman fikirlerimi **küçümsüyor**.
Do not disparage someone's hard work.
Birinin emeklerini **küçümseme**.
It's wrong to disparage people you disagree with.
Aynı fikirde olmadığın insanları **aşağılamak** yanlıştır.
She didn’t mean to disparage your achievements, just offer some advice.
Senin başarılarını **küçümsemek** istemedi, sadece tavsiye vermek istedi.
Politicians often disparage their opponents to gain support.
Politikacılar destek kazanmak için sık sık rakiplerini **küçümserler**.
Instead of trying to disparage others, focus on improving yourself.
Başka insanları **aşağılamaya** çalışmak yerine kendini geliştirmeye odaklan.