"disorderly" in Turkish
Definition
Düzen veya tertipten yoksun, dağınık, kargaşa çıkaran ya da taşkın davranan anlamına gelir. Kişiler, davranışlar veya durumlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yasal durumlarda ('disorderly conduct' - asayişi bozan davranış) kullanılır. Basit dağınıklıktan ziyade ciddi düzensizlik veya taşkınlık ifade eder.
Examples
The classroom became disorderly when the teacher left.
Öğretmen gidince sınıf **düzensiz** hale geldi.
His disorderly handwriting is hard to read.
Onun **düzensiz** el yazısı okunması zor.
A disorderly crowd gathered outside the stadium.
Stadyumun dışında **taşkın** bir kalabalık toplandı.
After the concert, things got pretty disorderly in the parking lot.
Konserden sonra otoparkta işler oldukça **düzensiz** oldu.
He was arrested for disorderly conduct at the bar.
Barda **taşkın** davranıştan dolayı tutuklandı.
Don’t leave your desk in such a disorderly state when you go home.
Evine giderken masasını bu kadar **düzensiz** halde bırakma.