"disobeying" in Turkish
Definition
Özellikle otorite sahibi birinin, örneğin ebeveyn ya da öğretmenin söylediklerine uymama durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle kurallara, yasalara veya otorite figürlerine karşı kullanılır ('disobeying orders'). 'Ignore' ile aynı değildir. Devam eden ya da genel bir davranışı belirtir.
Examples
The students were punished for disobeying the rules.
Öğrenciler kurallara **itaatsizlik ettikleri** için cezalandırıldı.
She got in trouble for disobeying her parents.
O, ailesine **itaatsizlik ettiği** için başı belaya girdi.
Disobeying the law can lead to serious consequences.
**Yasaya itaatsizlik** ciddi sonuçlara yol açabilir.
He kept disobeying the rules even after several warnings.
Birçok uyarıya rağmen kurallara **uymamaya** devam etti.
Are you disobeying me on purpose, or did you not understand?
Bana bilerek mi **itaatsizlik ediyorsun**, yoksa anlamadın mı?
She was tired of always being blamed for disobeying when she was just asking questions.
Sürekli **itaatsizlikle** suçlanmaktan bıkmıştı, oysa sadece soru soruyordu.