"disobedience" in Turkish
Definition
Kurallara, emirlere veya yetkili kişilerin talimatlarına uymama durumu. Evde, okulda, işte veya toplumda görülebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle otoriteye karşı kullanılır (ebeveynler, öğretmenler, yasalar gibi). 'İsyan'dan daha hafif bir anlam taşır; hem davranışı hem tutumu tanımlamakta kullanılır.
Examples
His disobedience got him into trouble at school.
Onun **itaatsizliği** okulda başını belaya soktu.
The teacher punished him for disobedience.
Öğretmen onu **itaatsizlik** yüzünden cezalandırdı.
Disobedience to the rules is not allowed here.
Burada kurallara karşı **itaatsizlik**e izin verilmiyor.
Acts of civil disobedience have changed history.
Sivil **itaatsizlik** eylemleri tarihi değiştirmiştir.
Sometimes, a little disobedience can spark creativity.
Bazen biraz **itaatsizlik** yaratıcılığı tetikleyebilir.
Her disobedience wasn’t out of anger, but because she wanted to understand why.
Onun **itaatsizliği** öfkesinden değil, nedenini anlamak istemesindendi.