"dismiss" en Turkish
Definición
Birini işten çıkarmak, sınıfı veya insanları göndermek veya bir fikri önemsiz görüp reddetmek.
Notas de Uso (Turkish)
'Dismiss' genellikle resmi ortamlarda (iş, hukuk, eğitim) kullanılır. 'Dismiss a case' (dava reddetmek), 'dismiss a class' (dersi bitirmek), 'dismiss as unimportant' (önemsiz sayıp reddetmek) şeklinde geçer. 'Miss' veya 'discuss' ile karıştırmayın.
Ejemplos
The manager decided to dismiss the employee for being late.
Yönetici, çalışanın geç kaldığı için onu **işten çıkarma** kararı aldı.
The judge will dismiss the case for lack of evidence.
Yargıç, delil yetersizliğinden davayı **reddedecek**.
The teacher dismissed the class at noon.
Öğretmen, dersi öğlen **dağıttı**.
Don’t just dismiss his opinion because you disagree.
Sadece katılmıyorsun diye onun fikrini hemen **reddetme**.
She quickly dismissed the idea as silly.
O, bu fikri saçma bulup hemen **reddetti**.
The rumors were dismissed as false by the company.
Şirket, söylentileri asılsız bularak **reddetti**.