"disgusted" in Turkish
Definition
Çok kötü, aşağılayıcı veya tiksindirici bir şey karşısında güçlü bir tiksinti ya da hoşnutsuzluk hissi duymak.
Usage Notes (Turkish)
‘Disgusted’, rahatsızlık ya da kızgınlıktan daha güçlü bir olumsuz his ifade eder ve genellikle 'by' veya 'with' ile kulanılır ('by the smell', 'with his behavior').
Examples
She felt disgusted by the dirty kitchen.
Kirli mutfağı görünce **iğrenmiş** hissetti.
He looked disgusted when he saw the spoiled food.
Bozulmuş yiyeceği görünce **iğrenmiş** göründü.
The student was disgusted with the rude comments.
Öğrenci kaba yorumlara karşı **iğrenmiş**ti.
I was so disgusted I couldn't even finish my meal.
O kadar **iğrenmiş**tim ki yemeğimi bile bitiremedim.
She sounded disgusted when she talked about the unfair decision.
Haksız kararı anlatırken sesi **iğrenmiş** gibi çıktı.
After what happened, everyone left the room looking disgusted.
Olaydan sonra herkes **iğrenmiş** şekilde odadan ayrıldı.