"disfigured" in Turkish
Definition
Kaza, hastalık veya yaralanma sonucu birinin veya bir şeyin görünüşünün kalıcı olarak bozulmasıdır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ciddi ve kalıcı görünüm değişikliklerinde kullanılır; geçici hasarlar için uygun değildir. Tıbbi ve hassas durumlarda tercih edilir.
Examples
His face was disfigured after the accident.
Kazadan sonra yüzü **yüzü bozulmuş**tu.
The statue was disfigured by vandals.
Heykel vandallar tarafından **şekli bozulmuş**.
She felt disfigured by the scars on her arm.
Kolundaki izlerden dolayı kendini **yüzü bozulmuş** hissediyordu.
He has learned to live confidently even though he is disfigured.
**Yüzü bozulmuş** olmasına rağmen özgüvenle yaşamayı öğrendi.
The old painting became disfigured after years in the sun.
Eski tablo, güneşte yıllar geçirdikten sonra **şekli bozulmuş**.
Sometimes, people focus too much on what’s disfigured, not on what’s left.
Bazen insanlar, neyin **şekli bozulmuş** olduğuna çok odaklanıyor, geriye kalana değil.