"diseased" in Turkish
Definition
Bir hastalığa sahip olan ya da hastalık tarafından etkilenmiş olan. Genellikle bitkiler, hayvanlar veya vücut parçaları için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok teknik, tıbbi veya bilimsel bağlamlarda tercih edilir. İnsanlar için günlük konuşmada kullanılmaz; örneğin, 'hasta bitki', 'hastalıklı doku' gibi.
Examples
The farmer removed the diseased plants from the field.
Çiftçi, tarladan **hastalıklı** bitkileri çıkardı.
The doctor examined the diseased tissue under a microscope.
Doktor, **hastalıklı** dokuyu mikroskop altında inceledi.
Several diseased animals had to be separated from the herd.
Birçok **hasta** hayvan sürüden ayrılmak zorunda kaldı.
The apple tree looked healthy, but its roots were actually diseased.
Elma ağacı sağlıklı görünüyordu ama kökleri aslında **hastalıklıydı**.
Doctors had to remove the diseased part of his lung.
Doktorlar, akciğerinin **hastalıklı** bölümünü almak zorunda kaldı.
The veterinarian feared the dog might be diseased, so he ran some tests.
Veteriner, köpeğin **hasta** olabileceğinden şüphelendi, bu yüzden bazı testler yaptı.