"discharge" in Turkish
Definition
Hastaneden, ordudan ya da hapishaneden birini resmi olarak çıkarmak, birini işten veya görevden uzaklaştırmak, ya da sıvı, gaz, elektrik veya silahı boşaltmak anlamına gelir. Ayrıca vücuttan gelen maddeyi de ifade edebilir.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve teknik bir kelimedir. 'be discharged from hospital', 'discharge someone from duty', 'discharge waste into a river', 'discharge a firearm' gibi kalıplarda sıkça geçer. Tıbbi bağlamda sıklıkla vücut akıntısı anlamında kullanılır, bağlama dikkat etmek gerekir.
Examples
The doctor will discharge her tomorrow morning.
Doktor onu yarın sabah **taburcu edecek**.
The factory must not discharge waste into the river.
Fabrika, atıklarını nehre **boşaltmamalıdır**.
The nurse checked the wound for discharge.
Hemşire, yarada **akıntı** olup olmadığını kontrol etti.
He was discharged from the army after the war.
Savaştan sonra ordudan **terhis edildi**.
They discharged him for breaking company rules.
Şirket kurallarını ihlal ettiği için **işten çıkarıldı**.
The battery can discharge quickly in cold weather.
Soğuk havada pil hızla **boşalabilir**.