"discerning" in Turkish
Definition
Bir şeyin kalitesini veya doğruluğunu hızlı ve açıkça ayırt edebilen kişidir, özellikle değerlendirme yaparken kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok sanatta, edebiyatta veya zevk konusunda zeki seçim yapanları övmek için kullanılır. 'discerning customer', 'discerning eye' gibi kalıplarla sık geçer; günlük basit kararlar için kullanılmaz.
Examples
The chef is known for his discerning taste in food.
Şef, yemekteki **seçici** zevkiyle tanınır.
She always makes discerning choices when buying clothes.
O, kıyafet alırken her zaman **seçici** tercihler yapar.
A discerning reader can spot mistakes in the text easily.
**Seçici** bir okuyucu metindeki hataları kolayca fark edebilir.
You need a discerning eye to appreciate all the details in that painting.
O tabloyun tüm detaylarını takdir edebilmek için **seçici** bir göze ihtiyaç var.
Only the most discerning customers notice the difference in quality.
Sadece en **seçici** müşteriler kalite farkını fark eder.
Her discerning questions made the interview really interesting.
Onun **anlayışlı** soruları röportajı gerçekten ilginç hale getirdi.