"destinies" in Turkish
Definition
Birden çok kişi veya şey için önceden belirlenmiş ya da kaçınılmaz olarak kabul edilen gelecek veya yazgı.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi, felsefi veya dramatik bağlamda kullanılır. 'Ulusların kaderleri', 'kendi kaderini gerçekleştirmek' gibi ifadelerde geçer. Günlük konuşmada 'gelecek' yerine kullanılmaz.
Examples
Many people believe that their destinies are already written.
Birçok insan kendi **kaderlerinin** zaten yazılmış olduğuna inanır.
The book tells the destinies of three sisters.
Bu kitap üç kız kardeşin **kaderlerini** anlatıyor.
Our choices today will shape our future destinies.
Bugünkü seçimlerimiz, gelecekteki **kaderlerimizi** şekillendirecek.
No one can predict the destinies we create for ourselves.
Kendimiz için yarattığımız **kaderleri** kimse tahmin edemez.
History remembers the destinies of great leaders and nations.
Tarih, büyük liderlerin ve ulusların **kaderlerini** hatırlar.
Sometimes our destinies cross paths in the most unexpected ways.
Bazen **kaderlerimiz** en beklenmedik şekillerde kesişir.