"deserve" in Turkish
Definition
Bir şeyi hak etmek; yaptıklarınız veya kim olduğunuz nedeniyle o şeyi almanızın adil veya doğru olmasıdır. İyi veya kötü için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bir isim veya zamirden sonra gelir: 'deserve a prize', 'deserve it'. Sıkça 'to' + fiil ile kullanılır: 'deserve to win', 'deserve to know'. Ahlaki bir değerlendirme anlamı taşıyabilir, bu yüzden kişisel durumlarda güçlü gelebilir.
Examples
You deserve a good job after all your hard work.
Tüm bu sıkı çalışmadan sonra iyi bir işi **hak ediyorsun**.
He deserves to know the truth.
O, gerçeği bilmeyi **hak ediyor**.
They deserve better treatment.
Onlar daha iyi bir muameleyi **hak ediyor**.
After that performance, she deserves all the praise she's getting.
O performanstan sonra, aldığı tüm övgüleri **hak ediyor**.
Come on, you deserve a break after working all weekend.
Hadi, tüm hafta sonu çalıştıktan sonra bir molayı **hak ediyorsun**.
No one deserves to be treated like that.
Kimse böyle muameleyi **hak etmiyor**.