"deprivation" in Turkish
Definition
Temel ihtiyaçlardan (yemek, uyku, haklar gibi) yoksun kalma durumu.
Usage Notes (Turkish)
Ciddi ve uzun süreli yoksunluk için kullanılır; 'sleep deprivation', 'food deprivation' gibi kalıplarda yaygındır. Gündelik eksiklikleri anlatmaz. 'Depravity' ile karıştırmayın.
Examples
Many children suffer from deprivation during war.
Birçok çocuk savaş sırasında **yoksunluk** yaşıyor.
Deprivation of food can cause health problems.
**Yemek yoksunluğu** sağlık sorunlarına yol açabilir.
Sleep deprivation makes it hard to focus.
**Uyku yoksunluğu** odaklanmayı zorlaştırır.
Growing up in deprivation shaped his character.
**Yoksunluk** içinde büyümek karakterini şekillendirdi.
The report highlights severe deprivation in rural areas.
Rapor, kırsal alanlardaki şiddetli **yoksunluk**a dikkat çekiyor.
She felt emotional deprivation after moving away from her family.
Ailesinden ayrıldıktan sonra **duygusal yoksunluk** hissetti.